Sizi biraz tanıyabilir miyiz?
Merhaba, ben Kerem Işınay. Koç Üniversitesi İşletme bölümü ve MBA programı mezunuyum. Yaklaşık 9 yıllık ilaç sektörü kariyerimde farklı global ve lokal firmalarda pazarlama alanında çalıştım. Son 2 yıldır da Daiichi Sankyo Türkiye’de Onkoloji İş Birimi Ticari Lideri olarak
çalışıyorum. Kariyerim boyunca sağlık sektöründe, özellikle yüksek bilimsel bilgi ve stratejik bakış gerektiren alanlarda çalışma fırsatım oldu. Onkoloji alanı ise bu üç alanın en yoğun kesiştiği disiplinlerden biri. Benim için bu alanda çalışmak, hastalar için gerçek bir fark yaratma
sorumluluğunu her gün yeniden üstlenmek anlamına geliyor.
Liderlik anlayışım; net yön belirlemek, zor soruları sormaktan çekinmemek ve ekiplerin potansiyelini açığa çıkaracak ortamı yaratmak üzerine kurulu. Başarıyı kısa vadeli çıktılardan ziyade, uzun vadede yaratılan değer ve sürdürülebilir etki üzerinden tanımlıyorum.
Daiichi Sankyo Türkiye Onkoloji İş Birimi’nde üstlendiğiniz rol ve sorumluluk alanınız hakkında bilgi verir misiniz?
Daiichi Sankyo Türkiye Onkoloji İş Birimi Ticari Lideri olarak ana fonksiyonum, ekibimle birlikte geçen sene kurmuş olduğumuz onkoloji iş biriminin liderliğini üstlenmek. Bu bağlamda ekibimiz için stratejiye yön verme, ticari fonksiyonlara, marka takımına, lansman süreçlerine, çapraz fonksiyonel iş birliklerine liderlik etme ve ekip gelişimi gibi geniş bir sorumluluk alanım bulunuyor. Rolümü yalnızca ticari hedefl erle sınırlı görmüyorum. Asıl sorumluluğum; bilimsel yeniliklerin doğru hasta ile, doğru zamanda buluşmasını sağlayacak ekosistemin sürdürülebilir olmasını sağlamak. Bu da net öncelikler, güçlü bir organizasyon yapısı ve yüksek sahiplenme kültürü gerektiriyor.
Onkoloji alanında çalışmak, kurum kültürü ve iş yapış şekli açısından nasıl bir yaklaşım gerektiriyor?
Onkoloji, klasik iş refleksleriyle yönetilebilecek bir alan değil. Bilim çok hızlı gelişiyor, veriler derin ve karmaşık, paydaş beklentileri yüksek. Bu nedenle kurum kültürünün merkezinde bilime saygı, veriye dayalı karar alma ve etik hassasiyet yer almak zorunda.
Daiichi Sankyo Türkiye’de çalışma kültürünü belirleyen temel dinamikler; açık iletişim, disiplinli düşünme ve cesur karar alma. Hatalardan öğrenmeyi teşvik eden, sorgulamayı değerli gören bir yaklaşım benimsiyoruz. Çünkü bu alanda gerçek ilerleme, ancak konfor alanının dışına çıkabilen ekiplerle mümkün oluyor.
Daiichi Sankyo Türkiye Onkoloji İş Birimi’nin Golden Pulse Awards’ta ödüle layık görülmesi sizin için ne ifade ediyor?
Golden Pulse Awards, benim ve ekibimiz için sadece bir ödül değil; seçtiğimiz yolun doğruluğunun güçlü bir teyidi. Özellikle zorlu bir alanda, kısa vadeli kazanımlar yerine uzun vadeli değer yaratmayı tercih ettik. Bu ödül; ekip olarak bilimi merkeze alan, disiplinli ama cesur
bir yaklaşımla ilerleyişimizin, kurumsal düzeyde de takdir edildiğini gösteriyor. Globaldeki “alliance” ortaklık modelini Türkiye’de en hızlı ve sağlam şekilde uygulayan Daiichi Sankyo ve AstraZeneca’nın pazarlama, medikal, diyagnostik ve ilgili ekipleri bir araya gelerek metastatik meme kanseri alanında yarınları yeniden tanımlayacak Güç Birliği’ni oluşturdu. Kurulan bu Güç Birliği ile 1 yıl gibi kısa bir süre zarfında metastatik meme kanseri ekosistemindeki tüm paydaşlara dokunan önemli bir başarı hikâyesine imza atıldı.
Golden Pulse Awards’a uzanan süreçte öne çıkan stratejik veya kültürel unsurlar nelerdi?
Sürecin en kritik unsurlarından biri, net bir stratejik çerçeveye sahip olmamızdı. Ne yapacağımız kadar, neyi yapmayacağımızı da netleştirdik. Önceliklendirme, bu yolculukta en büyük farkı yarattı.
Kültürel açıdan ise sahiplenme ve güven ön plana çıktı. Sadece verilen hedefleri değil, o hedeflerin arkasındaki “neden”i de sahiplendik. Bu yaklaşım, bizi klasik bir organizasyondan yüksek performanslı ve çevik bir yapıya dönüştürdü.

Sizce bu ödül, Daiichi Sankyo’nun hangi kurumsal değerlerini yansıtıyor?
Golden Pulse Awards; Daiichi Sankyo’nun yenilikçilik, sorumluluk alma, iş birliği ve insan odağı değerlerinin sahadaki somut karşılığı. Bizim için değerler, yalnızca kurumsal dokümanlarda yer alan kavramlar değil; zor anlarda verilen kararlarla anlam kazanan ilkeler.
Bu ödül, özellikle bilimin rehberliğinde hareket eden ve etik duruşundan taviz vermeyen bir yaklaşımın ne kadar güçlü sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.
Golden Pulse Awards süreci kurum içinde nasıl bir öğrenme ve motivasyon alanı yarattı?
Bu süreç, ekipler için güçlü bir öğrenme deneyimi sundu. Neyi doğru yaptığımızı net bir şekilde görme ve bu iyi uygulamaları yaygınlaştırma fırsatı yakaladık. Aynı zamanda zorlukların nasıl fırsata dönüştürülebileceğini deneyimledik.
Motivasyon açısından bakıldığında ise bu ödül, ekiplerimize “yüksek hedeflerin ulaşılabilir olduğu” mesajını verdi. Bu da aidiyet duygusunu ve ekip bağlılığını ciddi şekilde güçlendirdi.
Önümüzdeki dönemde Daiichi Sankyo Onkoloji’nin Türkiye’deki yolculuğunda hangi başlıklar öne çıkacak?
Önümüzdeki dönemde odağımız; bilimsel yenilikleri daha hızlı ve daha etkili şekilde hastaya ulaştırmak olacak. Lansman mükemmeliyeti, veriyle yöneten bir organizasyon yapısı ve çalışan deneyimi öncelikli başlıklarımız arasında.
Amacımız yalnızca büyümek değil; onkolojide referans gösterilen, güven duyulan ve sürdürülebilir başarı üreten bir yapı kurmak. Türkiye’deki yolculuğumuzu da bu vizyon doğrultusunda kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz







