KAÇUV, Çocuk Bienali’nde Sanatın İyileştirici Gücünü Çocuklarla Buluşturdu

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), DenizBank 8. Uluslararası İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali kapsamında “İsim Atölyesi” gerçekleştirdi. Atölyede, çocuk ve ergenlik dönemindeki gençlerin duygularını ifade edebilecekleri güvenli bir alan oluşturuldu. Kimlik gelişiminin merkezde olduğu bu zorlayıcı dönemde sanatın sunduğu ifade imkânı, KAÇUV Psikologları’nın yürüttüğü “İsim Atölyesi” ile somut bir deneyime dönüştü.

Çocukların duygularını ifade edebilme biçimleri her zaman sözcüklerle sınırlı kalmıyor. Özellikle zorlayıcı yaşam deneyimlerinden geçen çocuklar ve gençler için alternatif ifade alanlarının önemi her geçen gün daha fazla öne çıkıyor. Sanatın iyileştirici gücü ise gençlerin ve çocukların içsel dönüşüm yaşadığı gelişim dönemlerinde kritik bir rol üstleniyor. Bu süreçte çocuklar ve gençler, karmaşık duygularını sözcüklerle ifade etmekte zorlanırken, alternatif ifade alanlarına duyulan ihtiyaç giderek artıyor. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak sanatın dönüştürücü gücünü merkeze alan DenizBank 8. Uluslararası İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali’nde “İsim Atölyesi” gerçekleştiren KAÇUV, çocuk ve gençlerin duygularını farklı yollarla ifade edebildikleri güvenli bir alan yarattı.

Duygular, renk, biçim ve semboller aracılığıyla ifade edildi

Bienal kapsamında KAÇUV Psikologları tarafından sanat terapisi uygulamaları kullanılarak gerçekleştirilen “İsim Atölyesi”, gençlere ve çocuklara kendi iç dünyalarıyla temas kurabilecekleri bir deneyim alanı sundu. Renk, biçim ve semboller aracılığıyla ifade alanı açan atölye, çocukların ve gençlerin duygu durumlarını yaratıcı yollarla ortaya koymalarına imkân tanıyarak, hem gelişimsel hem de tedavi sürecine eşlik eden duygusal ihtiyaçlara aynı anda yanıt verdi. Kısa bir nefes egzersiziyle başlayan süreç, duyusal farkındalık çalışmalarıyla derinleşirken; üretim aşamasında katılımcılar, kendi isimlerinden yola çıkarak büyük yüzeyler üzerinde farklı materyallerle çalışmalar gerçekleştirdi. Atölyenin son aşamasında ise çalışmalar üzerinden düşünme ve anlamlandırma süreci gerçekleşti. Katılımcılar, “Benim ihtiyacım…” ve “Benim isteğim…” cümleleri üzerinden kendi içsel dünyalarına dair farkındalık geliştirdi. Yoğun katılım ve yüksek etkileşimle tamamlanan atölye, farklı yaş gruplarından çocukların ortak bir ifade alanında buluşmasını sağladı. Çocukların etkinlikte aktif ve istekli şekilde yer alması, sanat temelli psikolojik çalışmaların erişilebilirliğini ve etkisini gösterdi.

Atölye, KAÇUV’un psikolojik destek yaklaşımını yansıtıyor

KAÇUV Psikoloji Birimi, kanser tedavisi gören çocuklar ve aileleriyle yürüttüğü psikolojik destek çalışmalarını klinik ya da bireysel alanlarla sınırlamıyor. Gerçekleştirilen farklı sanat atölyeleri ve grup çalışmalarıyla, bireylerin duygusal süreçlerine temas edebilecekleri yeni alanlar oluşturuluyor.

Çocuklar sanatla, kendilerini güvenli ve özgür bir şekilde ifade edebiliyor

DenizBank 8. Uluslararası İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali kapsamında hayata geçirilen atölyenin, vakfın psikolojik destek yaklaşımının uygulama örneklerinden bir tanesi olduğunu belirten  KAÇUV Genel Müdürü Alican Yurtsever, “Çocukların ve gençlerin duygularını ifade edebilmeleri, iyilik hallerinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Ancak bu ifade her zaman sözcüklerle mümkün olmuyor. Sanat, çocuklara kendilerini güvenli ve özgür bir şekilde ifade edebilecekleri alternatif bir alan sunuyor. Bienal kapsamında gerçekleştirdiğimiz ‘İsim Atölyesi’ ile KAÇUV’un uzmanlaştığı psikoonkoloji alanının dışına çıkarak ve psikolojik destek yaklaşımını genişleterek, daha fazla çocuğa ve gence temas etme imkânı bulduk. Çocuklar ve gençler, kendi isimlerinden yola çıkarak kendi iç dünyalarındaki hikâyeyi anlatmaya odaklandılar. KAÇUV olarak, tedavi sürecindeki çocuklarla yürüttüğümüz psikoonkolojik destek çalışmalarının bir adım ötesine geçerek psikolojik desteği farklı alanlara taşımaya ve sanat gibi güçlü araçlarla bu etkiyi genişletmeye devam edeceğiz. Bu tür çalışmaların, hem çocukların ve gençlerin duygusal dayanıklılığını desteklediğine hem de toplumda farkındalık yarattığına inanıyoruz” dedi.

“Sanat, ‘yapabilirim’ hissini güçlendirerek psikolojik dayanıklılığı destekliyor”

Bu tür çalışmaların özellikle ergenlik dönemindeki çocuklar açısından taşıdığı öneme dikkat çeken KAÇUV Psikoloji Birimi ise, sanatın bu süreçte üstlendiği role ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Ergenlik, bireyin ‘Ben kimim?’ sorusuna yanıt aradığı, duyguların yoğunlaştığı ve içsel çatışmaların belirginleştiği bir dönem. Bu süreçte gençler, yaşadıkları duyguları her zaman sözcüklerle ifade edemeyebiliyor. Kanser tedavisi sürecindeki ergenler için ise bu dönem, kimlik arayışıyla sınırlı kalmıyor, hastalık deneyimiyle iç içe geçen daha yoğun bir duygusal süreci de beraberinde getiriyor. Sanat ise tam bu noktada, yargılanmadan kendini ortaya koyabileceği güvenli bir alan sunuyor. Yapılan bir resim ya da oluşturulan bir çalışma, ergenin iç dünyasının dolaylı bir ifadesine dönüşüyor. Sanat terapisi yaklaşımı açısından bakıldığında bu süreç, duyguların dışa vurumu ve kimlik gelişiminin aktif bir parçasını oluşturuyor. Gençler ürettikleri eserler aracılığıyla kendi duygularını fark etmeye, anlamlandırmaya ve farklı yönlerini bir araya getirmeye başlıyor. Bu da daha bütünlüklü bir kimlik gelişimini destekliyor. Özellikle kanser tedavisi sürecinde olan ya da tedavisini tamamlamış çocuk ve ergenler için sanat, kontrol ve yeterlilik duygusunu yeniden kurabildikleri önemli bir alan haline geliyor. Bir şey üretebilmek ve ortaya somut bir sonuç koyabilmek, ‘yapabilirim’ hissini güçlendirerek psikolojik dayanıklılığı destekliyor.”

Önceki

Gökhan Özkan, AIFD Sağlık Politikaları Müdürü Oldu

Sonraki

LÖSEV’in Önderliğinde Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası Coşkuyla Kutlandı!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar